|
|
| Cinler ve Periler hakkında merak ettikleriniz |
 Cinlerle İrtibat Kurma Bazı insanların ruhları cinlerle temasa müsaittir, çabuk trans haline geçebilir, çabuk bizim buudlarımızın dışına çıkabilir ve onların alemi, onların buudları, onların dilleri ve haberleşmeleriyle mayalanabilirler. Görülmeyen bu kuvvetlerin tabi oldukları belli prensipler vardır. DEVAMI |  Cinlerle İnsanlar Evlenebilir mi? Cinleri insanlar gibi düşünebiliriz, onların da erkekliği ve dişiliği vardır. Evlenip çoğalabilirler. İslam alimleri, bu konuda delil olarak Rahman Suresi 55. ve 56. ayeti delil göstermişlerdir,"Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Oralarda gözlerini yalnız DEVAMI |  Cinler Nerede Yaşar? Cinler hamamlarda, mezarlıklarda, pis yerlerde, ahırlarda, çöplüklerde, ıssız yerlerde, duvar deliklerinde ve ağaç kovuklarında yaşarlar. Metruk evlerde yaşarlar. Bedenini temiz tutmayan cinler insan artıklarını yerler. Cinlerin yemekleri besmele çekilmeden yenen yemeklerdir. DEVAMI |  Cin ve Büyüden Korunmak Buraya kadar anlattıklarımızdan anlaşılmıştır ki, çevremizde bizden başka canlılar ve göremediğimiz başka dost ve düşmanlarımız var. Cinler de insanlar gibi Allah'ın emirlerinden ve yasaklarından sorumlu varlıklardır ve birbirlerine yaptıkları zulüm ve haksızlıklarla, DEVAMI
|  Cin Çarpması Nedir ve Cin Nasıl Çıkarılır? Cin ve şeytan çarpmasının bariz belirtisi, kişinin hareketlerinde gözle görülür bir bozulma ve rahat yürüyememesi gelir. Adımlarında ve konuşmalarında dengesizlik olur. Söyleyeceklerini birbirine bağlamada güçlük çeker. Sizlerinin arasında mantıklı bir anlam ilişkisi kuramaz. DEVAMI |  Cinlerle Evlenmenin Aslı Var mı? Toplumda, insanlar arasında tereddüte ve yanılmaya sebep diğer bir hususta cinlerle evliliktir. İtikadî olarak ne Kur'an-ı Kerim'de, ne Hadîs-i şeriflerde bize böyle bir evlilik rivayet edilmemektedir. Birçok büyük âlim de bu olayı anlatmışlar fakat hayal ile hakikat birbirine karıştırılmış, DEVAMI |  Kur'ân'da Başka Dünyaların Varlığına İlişkin Bilgi Var mı? Çağdaş müessirlerimizden Elmalılı Hamdi Hoca, Cin Suresi'nin tefsirin de pek çok görüşü dile getirerek, "Cin ecrimi Dazı klasik müfessirlere göre, belli duyarlı organizmaları kapsayan geniş bir olgular yelpazesi içinde kullanılmakladır. DEVAMI |  İnsan, Cinleri Nasıl Kendine Musahhar Ediyor? Bazı insanların cinlerle görüşüp onlardan yardım görmesi, Müslümanların imamları tarafından bilinen bir gerçektir, insanın nefsi habislenip, tabiatı bozulunca, yani bir nevi şeytanlaşınca, günah işlemeye iştah duyup, lezzet alır. Dolayısıyla şeytanın arkadaşı olur. DEVAMI |  Etrafımızda Bir Cinin Olup Olmadığını Nasıl Anlayabiliriz? Eğer kişi kulağının dibinde fısıltı halinde sesler duyuyorsa ve bir tarafa bakarken gözünün yan tarafında gölgeler, karartılar geçtiğini hissediyorsa, o zaman o kişinin yakınında cin var demektir. Eğer cin fizik olarak o kişiye görünüyorsa, o zaman yapması lâzımgelen o cinin ayaklarına bakmaktır. DEVAMI |  Cinlerle İnsanlar Arasında Cinsel Temas Olabilir mi? İnsan ruh, nefs ve fizik vücuttan yaratılmıştır. İnsan nefsleri ile cinlerin fizik vücutları birbirine çok yakın yaratılmışlardır. Bu nedenle cinler sahip oldukları kişinin vücuduyla cinsel ilişkiye girerler. O kişi böyle bir alışkanlıktan sonra bundan kolay kolay vazgeçemez. DEVAMI |  Cinlerle İlgili İnanış ve Uygulamalar Bir şeye rast gelmiş, cin çarpmış veya korkmuş kimseler bir hocaya veya nefesi geçen bir kimseye götürülür okutulur, su içirilir veya okunup-üflenir.*Cin çarpanları Melek Çeviren'e götürürler. Üsküreye su konur. İçine taşı koyar, üç kere çevirirler. Okunan bu suyu korkana içirirler; iyi gelir DEVAMI |  Cinler Kaybolan Yada Çalınan Şeylerin Yerlerini Bilirler mi? Cinlerle irtibat mümkün kabul edildikten sonra. "Cinler kaybolan ya da çalınan şeyleri bilebilirler mi?' sorusu Karşımıza çıkmaktadır, insanlar arasında, kaybolan eşyalarını bulmaları için medyumlara. Cinci Hocalara başvuranların sayısı az değil. DEVAMI |  Cinler İnsanı Aldatır Cinlerden süfli olanların insanın beden ve akıl sağlığına verdiği zararlar ilk çağlardan beri iyi bilinir. Ancak bundan daha tehlikelisi, bu şeytan taifesinin insanın dinine verdiği zarardır. Çünkü bunlardan insanı kaydına alanlar, sinsice hükümlerini yürütürler de, kişinin haberi olmaz. DEVAMI |  Cinler İnsanlardan Üstün Yada Güçlü mü? İddia ettiğimiz üzere cinler görünmeyen varlıklara denir. Nasıl ki insanların sosyal hayatları, aile hayatları varsa, onların da sosyal hayatları, aile hayatları var. Cinler de Allah'a karşı sorumlulukları olan varlıklardır. Cinler arasında doktor öğretmen ve mühendis de vardır. DEVAMI |  Cinler En Çok neyi Sever? Cinler kabile ve gruplar halinde yaşarlar, o kabile nereye yerleşmişse, üyeleri de orada toplanabilirler, cinler de. biz insanlar gibi yer içer, biz insanlar gibi uyur. yatıp kalkar ve ölürler. Bunlar en çok neyi seviyor derseniz, pirinci çok severler, erik gibi, kemik gibi şeyleri severler. DEVAMI |  Cinler, Allah'ın Varlığını Kabul Ederler Hristiyanlığın kutsal metinleri olan İncil'lerde ve Pavlus'un Mektupları'nda cinlere geniş yer veriliyor. Yakup'un Mektubu'nda yer alan bir metinde. "Sen Allah'ın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun, cinler de inanıyorlar ve titriyorlar. Fakat ey boş adam. DEVAMI |
|
| Burçlar |
 Burçların tanıtıcı özellikleri * Uzun ve kalın bir boyun; büyük ve geniş bir ağız en büyük zevkleri yemektir. Lokmanın birini çiğnerken diğerini hazırlamalarıyla, çevreleriyle ilgilerini kesecek şekilde büyük bir zevkle yemek yemeleriyle tanınırlar. Kadınlarında sert ve erkeksi, erkeklerinde kadınsı bir tavır bulunur. Mavi ya da çakır göz Boğa burcunun simgesidir. Mavi veya çakır gözlü insaların ya burçları, ya da yükselenli Boğa'dır. DEVAMI |
Burçların sağlığı
Koç insanlarında aşırı fiziksel hareketlilik ile acelecilik, telaşlılık ve sinirlilik özelliklerinin bir arada bulunması ilk olarak yaralanmalara karşı dikkatli olmalarinı, ani hareketlerden uzak durmalarını gerektirmektedir. Kavgacı yapısıda bedeninin zarar görmesine sebep olabilirbu nedenle koç insanları için en fazla gerekli olan şey sakin bir hayat sürmek, çatışmalardan uzak durmaktır. Çabuk yorulur ancak kısa sürede kendine gelir. DEVAMI | İnsan ömrü ve burçlar İnsan oğlu kainatın küçültülmüş bir özetidir. Yusuf suresine paralel olarak bir yönüyle Güneç sistemi anne, baba ve çocuklardan oluşan bir aileyi sembolize etmektedir. Yeryüzündede karakter yapısı itibariyle Güneş babayı, Ay ise anneyi temsil etmektedir. Diger yandan güneşin burçlara ilişkin takım yıldızlarını her burçta bir ay geçirerek varsayımsal olarak tamaladığı yıllık tur bir insanın yaklaşık ömrünün özeti olarak kabul edilebilir. Halk dilinde ve edebiyatta da insan ömrü ile mevsimler arasında bağ kurul DEVAMI |  İnsan organları ve burçlar kuşağı İslam düşünürleri, kainatın, yaratılmışların en şereflisi olan insan için yaratıldığı bu nedenlede insanın kainatın küçültülmüş bir özeti olduğu görüşündedir. Kuran-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde bu durumu açıklayan çok sayıda delil bulunmaktadır. Bu nedenle kainata ''Alem-i Kebir ( büyük evren)'' adını veren islam düşünürleri, insanıda '' Alem-i Sagir (küçük evren)'' diye adlandırmıştır. Bir başka ifadeyle '' yerde ne varsa yukarudada o vardır'' DEVAMI |  Gezegenler Güneş sistemindeki bilinen gezegenler Güneşten dışa doğru Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jupiter, Satürn, Üranüs, Neptün ve Plüton'dur. Nart astrolojisi ayrıca bilinen gezegenlerin en dış yörüngesinde Anmat adlı bir gezegen var kabul etmektedir. Bu gezgenler güneşin çevresinde dönerler. Güneş sisteminin merkezindeki yıldız, Ay dünyanın uydusu olduğu halde, astrolojik yönden bunlarda birer gezegen olarak kabul edilmiştir. Eskilerde bilinen yedi gezegen vardı; Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, DEVAMI |  İnsan karakterlerini oluşturan etkiler
Müslüman düşünürler tarafından insanlığın karakter oluşu bakımından iki ayet ön plana çıkarılmıştır bunlardan ilki Ali İmran Suresinin 6. ayetidirki şöyledir '' o Allah'tırki rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren odur. Kendisinden başka ilah olmayan O aziz ve hakim dir. 2. ise Hadid Suresinin 22 ve 23'cü ayetleridirki şöyledir '' yeryüzünde veya nefislerinizde size isabet eden bir olay, bizim onu yaratmamızdan evvel mutlaka bir kitap yazılmıştır bunu önceden mukadder ve yazılı DEVAMI |  Kainatta bir kum tanesi insan Bir kumsaldasınız trilyonlarca kum tanesi. Sanki tek başlarına birer varlık değil oysa her kum tanesi ayrı bir varlık. Birbirlerine beziyorlar ama kimisi gri, kimisi altın renginde. Geceleyin şehir dışında da gökyüzüne DEVAMI |  Yaratılıştan gelen özellikleriniz Yay insanin patavatsızlık yaparak kalbinizi kırabilecek bir söz söylediği zaman gülüp geçilmesi gerektiğini; Koç insanin yüzü kırmızıya boyandığında kavgaya sebep olmamak için hızla yanından DEVAMI |  Burç insanları arasında uyum Uyum İçin Öncelikli Şart Öncelikle ve özellikle, insanlar arasındaki uyum konusunda şu husus olmaza olmaz derecede önemlidir: BİRLİKTE OLMAYI İSTEYEN KİŞİLER, BİRBİRİYLE UYUM DEVAMI |  Burçlar kuşağı Kainatta temel elemanlar daire, çember, küre veya bunların kesitleri görünümündedir. Bu temel motif, insanlar tarafından da çokça kullanılmış, hatta bazı kavimler veya milletler tarafından yaşanılan olgu haline DEVAMI | 
Bir Teori Burada ilk söylenecek söz, Uranüs, Neptün ve Plüton'un keşfinden önce Güneş ve Ay dahil yedi gezegenin varlığına inanılmasıdır. Oysa yeni keşiflerle zaman içinde daha çok gezegenin var olduğu anlaşılmıştır. DEVAMI |  Kuşaklar ve Gezegenler
Güneşin çevresinde, şu ana kadar keşfedilmiş iki tane asteroit kuşağı bulunmaktadır. Mars'la Jüpiter arasındaki Dövülmüş Bilezik ve Plüton'dan sonraki Kuiper Kuşağı. DEVAMI |
|
| Cennetteki Şehirler: |
| Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur. Onun altın ve gümüşten yetmiş bin kapısı bulunur. İşte bu, hamil'i Kur'an'a mahsustur. [Ramuz el-Ehadis-2, s. 326/4] Yukarıdaki hadiste Peygamberimiz (sav)'in dikkat çektiği altın ve gümüş, ihtişam, zenginlik ve sanatın simgesi olmuş madenlerdir. Her ikisi de parlak, dayanıklı, kolay şekil alan ve zor elde edilen metaller olarak tarih boyunca çok önemli bir yere sahip olmuşlardır. Altın yeryüzünde ton başına 0.004 gram kadar bulunur. Altın madeni ocaklarında ise altın oranı ton başına 6-12 gram arasında değişir. Dolayısıyla altından bir kap elde etmek için tonlarca ağırlıktaki kayanın işlemden geçirilmesi gerekir. Altının gerek zor elde edilmesi gerekse yeryüzünde diğer madenlere göre daha az oranda bulunması değerini kat kat artırmaktadır. Parlak, dayanıklı, kolay şekil alan bu değerli maden insanların zevklerine hitap etmede çok önemli bir yere sahiptir. |
|
| Cennetteki Otağlar: |
 | Cennet mekanlarıyla ilgili olarak çadırlar da pek çok hadiste tasvir edilmiştir. Bu hadislerden birkaçı şöyledir: Muhakkak ki cennette (mümin için) içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Bu çadırın eni altmış mil (yaklaşık 100 km) mesafe genişliğindedir. Bunun her köşesinde (mümine mahsus) birtakım ev halkı vardır ki onlar başkalarını (yani birbirlerini) göremezler. (Ancak) Mümin onları dolaşıp ziyaret eder. [Tezkireti'l Kurtubi, s. 325/560] Cennette mü'minin yüksekliği altmış mil (yaklaşık 100 km) olan bir inci çadırı vardır. [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10091] Genişliği de öyle (yani altmış mildir). Orada mü'minin aileleri bulunacak. Mü'min onları bir bir dolaşacak... [(Buhari, Müslim ve Tirmizi); Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10092] |
|
| Cennetteki Çarşılar: |
| Çarşılar, pazarlar, insanların ihtiyaçlarını karşılamaları için önlerine birçok seçenek sunan alışveriş mekanlarıdır. Bu alışveriş merkezlerinde her yiyecek ve eşya farklı çeşitleriyle, farklı ambalajlarda yer alır. İnsanlar iyi beslenme, farklı tatları deneme, şık ve güzel giyinme, işlerini kolaylaştıracağını düşündükleri araçları satın alma, beğendikleri ve rahat edeceklerini düşündükleri eşyaları edinme hevesiyle bu yerlere giderler. İşte insanların dünya şartlarında hoşlarına giden bu nimeti Allah cennette de en güzeliyle yaratacaktır. Cennetteki çarşılar sayısız çeşitlilikte nimetle, bolluk sevinci uyandıran görüntüleriyle cennet ehlinin içlerindeki bu arzuya hitap edecektir. Üstelik cennette, dünyada bu nimetin beraberinde olan pek çok imkansızlık da ortadan kalkmış olacaktır. Örneğin dünyada insanlar alış veriş yerlerini dolaşmaktan zevk almalarına rağmen bundan yorulurlar. Çoğu insanın buraları rahat rahat dolaşabilecek kadar geniş bir vakti de yoktur. Bunun dışında alışveriş yapma imkanına sahip insanların yanı sıra bundan zevk almasına rağmen dilediğini satın alma imkanına sahip olmayan insanlar da vardır. İnsanlar fiyatını ödedikleri sürece bu çeşit bolluğu içinden istedikleri ürünü seçebilirler. Ama eğer bu imkana sahip değillerse sadece bu mekanları gezmekle yetinmek durumundadırlar. Oysa Peygamberimiz (sav)'in hadislerde haber verdiğine göre cennet çarşılarında insanlar istedikleri herşeyden diledikleri kadar alabileceklerdir. Orada alış veriş söz konusu olmayacak, herkes her beğendiğine sahip olabilecektir. Bu mekanlardaki nimet çeşitleri ise insanların daha önce hiç görmedikleri ve hayalini bile kurmadıkları türden nimetler olacaktır. Allah bol ihsanıyla herkese tüm beğenip arzuladıklarını verecek kimsenin hiçbirşeyi eksik olmayacaktır. |
|
| Cennet Mekanlarının Güzelliği |
 | Dünyanın en güzel mekanları arasında saraylar, köşkler hep ilk sıralarda yer alır. Bu mekanların gösterişli güzellikleri tarif edilirken de hep güzel bir manzaraya sahip olmalarından, eşyalarının çok değerli olmasından, dekorasyonlarının güzelliğinden, sütunların, altın yaldızlı tahtların, mobilyaların ihtişamından bahsedilir. Allah'ın Kuran'da bildirdiği cennetle ilgili ayetlerde de insanların hoşlarına giden mekanlardan -köşklerden, saraylardan, bahçelerden, otağlardan- sıkça bahsedilmektedir. Dünyada sınırlı sayıda bulunan bu mekanlar, cennette kusursuz ve en görkemli halleriyle Allah'ın sevdiği kullarının yaşadığı mekanlar olarak sonsuza kadar var olacaklardır. Cennet mekanlarındaki zenginlik ve bolluğun tarif edildiği hadislerden birkaçı şöyledir: Bir kerpici gümüş, bir kerpici altın, harcı keskin kokulu misk, döşemesi inci ve yakut, toprağı ise za'feran olup, oraya giren mutlu olur, umutsuz olmaz, ebedi olur, ölmez... [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10088] |
|
| Cennetteki Mülkün Genişliği: |
 | Mülkün, zenginliğin hesapsızca bol olması cennete has bir özelliktir. Peygamberimiz (sav) hadislerinde, cennetteki mülkün çokluğu ile ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır: Ehli cennetin en aşağı dereceli olanının cennetteki mülkünü temaşası (seyretmesi, gezmesi) iki bin sene sürer ve bu mülkün en uzak kısmını en yakını gibi görür... [Ramuz el-Ehadis-1, s. 113/8] Eğer cennette olan şeylerden bir tırnaklık miktar görünseydi yer ile gök arasını süse boğardı. Eğer cennet ehlinden bir adam görünüp bileziklerini gösterseydi, Güneş'in yıldızların ışıklarını bastırdığı gibi Güneş'in ışığını bastırırdı. [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10096] |
|
| Cennet Hazineleri: |
 | Hadislerde bahsi geçen hazineler de cennetteki muhteşem zenginliği vurgular. Bu zenginliği düşünürken bunun çok kudretli, mülkünün sonu olmayan Allah'ın bir eseri ve tecellisi olduğu, Rabbimiz'in kullarından dilediğine bu nimetleri verdiği unutulmamalıdır. Peygamber Efendimiz (sav) bu gerçeği şu sözleriyle hatırlatmıştır: Sana, arşın altından, cennet hazinelerinden bir söze delalet edeyim mi? Şöyle dersin: "La havle vela kuvvete İlla Billah" (Allah'tan başka ne men edecek ve ne de yapacak bir kuvvet vardır.) O zaman Allah buyurur ki: "Kulum teslim oldu ve selamet buldu." [Ramuz el-Ehadis-1, s. 166/3] |
|
| Cennetteki Zenginlik ve Bolluk |
| Din ahlakından uzak yaşayan toplumlarda zenginlik her devirde güç ve itibarın simgesi olmuş ve insanların yaşamları boyunca genellikle birinci dereceden hedefleri arasında yer almıştır. Bunun sebeplerinden biri, iman etmeyen insanların çoğu zaman ancak zengin oldukları takdirde gerçek anlamda mutlu olabileceklerini düşünmeleridir. Bu kişiler sahip olduklarını ancak bu yolla güvence altına alabileceklerini, rahatlığı, huzuru ve hoşlarına giden güzellikleri de bu şekilde elde edebileceklerini zannederler. Dolayısıyla tüm ömürlerini mal-mülk edinme, para biriktirme ve isabetli yatırımlar yapma gayreti içinde geçirirler. Öte yandan, bir gün biteceği, tükeneceği endişesi ile sahip oldukları bu malları, eşyaları kullanmaktan, paraları harcamaktan olabildiğince kaçınır, servetlerinin kalıcı olması için her yöntemi uygularlar. Ancak dünya şartlarında ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın sahip olunan zenginlik insanın ruhunda beklendiği gibi bir zevk oluşturmaz. Bazı alanlarda kişiye konfor sağlasa da, kusurlarla, eksiklerle dolu dünya şartlarında yaşanan zenginlik de ancak buna uygun bir çizgidedir. Nitekim "dünya" kelimesi Arapça'daki "deniy" kelimesinden türemiştir. Bu kelime ise alçak, düşük, basit, değersiz gibi anlamlara gelmektedir. |
|
| Cehennemin Kapıları |
 | Kur'an-ı Kerîm'de Cehennem'in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir.
"Cehennemin yedi kapısı olup, onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır." (Hicr, 44).
Onun, o cehennemin yedi kapısı vardır. Yani gireceklerin çokluğundan dolayı yedi giriş kapısı veyahut azgınlığın çeşit ve derecelerine göre, önce Cehennem, sonra Lezzâ, sonra Hutame, sonra Sa'îr, sonra Sekar, sonra Cehîm, sonra Hâviye isminde yedi tabakası vardır. Her kapı için, onlardan (o azgınlardan) bir grup ayrılmıştır.
Ebu's-Suûd Tefsiri'nde deniliyor k: "Muhtemelen yedi kapı ile sınırlanması, helak eden şeylerin beş duyu ile hissedilen şeylerle şehvet ve öfke kuvvetlerini gereğine mahsus olmasındandır." Bununla beraber bunda diğer bir ihtimal vardır ki, şeriat dili açısından akla daha uygundur. Çünkü cehennem kapılarının yedi olması ile cennet kapılarının sekiz olması arasında apaçık bir ilişki vardır. Bundan dolayı denebilir ki, bu kapıların mükellef organlarla ilgili olması düşünülür |
|
| Cennet Cehennem Ehlinin Konuşması |
 | Kur'an-ı Kerim'de Cennet ehli ile Cehennem ehli arasında konuşmalar yapılacağı da belirtilerek bu konuşmalardan nakiller yapılmaktadır:
"O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: "(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım." Onlara: "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın" denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azap vardır. (Hadid,13)
Münafıklar) Onlara seslenirler: "Biz sizlerle birlikte değil miydik?" Derler ki: "Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip-beklediniz, (Allah'a ve İslam'a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp-aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldaltıcı da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu." (Hadid,14) |
|
| CENNETİN GÜZELLİKLERİ |
| Kur'an'da Cennet'in niteliklerinden bazılarına şu şekilde değinilir:
1- Altlarından ırmaklar akan, birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler,güzel meskenler
2-Türlü ağaç ve meyvalara, akar kaynaklara, görünüş ve kokusu güzel,isteyenlerin yanına kadar sarktığından koparılması kolay, türlü bol meyvelere sahip
3- Gönlün çekeceği her türlü yemek ve etler,türlü kokulu içecekler, temiz şaraplar ve çeşit çeşit tükenmez nimetleri içeren bir mekân.
"Onlara Cennet'te bir meyve, içlerinin çekeceği bir et verdik (vereceğiz)"
"Canların isteyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa, hepsi oradadır. Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız. İşte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız Cennet'tir. Sizin için orada çok meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz." |
|
| Cennet Neye Benzer? |
| Cennet - ağlama, acı, kanser yok! Cennet hakkında orada ortak bir önyargı vardır: Tanrı bulutların üzerinde oturur ve elindeki harpi tıngırdatır ve görünüşe göre cenneti insanları bu müzikle sıkar. Cennet bu mudur? Bu tanım gayet şüphelidir.
Bir dakika düşünün, burada Tanrı'yı konuşuyoruz. Senin muhtemelen fark ettiğin gibi, Kendisi hayli yaratıcıdır. Eğer bu konuda şüphedeysen sadece bir günbatımına bak veya evrenin bir arada nasıl tutulduğunu anlamayı dene veya boşluğun muazzamlığını düşün veya DNA'yı incele. Evet, Tanrı yaratıcı bir Yaratıcı'dır. |
|
| Sihir ve Büyü |
Büyü Nasıl Teşhis Edilir? Sihir ancak alametlerinden anlaşılır ve ona göre tedavi edilir. Hasta sebepsiz yere baş ağrısı çeker, sebepsiz yere ağlar, sihir çözen ayetler okununca ağlar; bazen de görünür hiçbir alamet olmaz... DEVAMI |  Büyü Nasıl Yapılır? Büyü özellikle ip, saç, tırnak ve elbiselerden yapılır.
Büyü de en önemli faktör büyü yapanın kalbini bağlaması, yapacağı işin tesir edeceğine inanması ve şeytandan yardım dilemesi ve nefes olayıdır. DEVAMI |  Çağdaş Dünyada büyü 19. yüzyılda sanayi devrimi, bilgiye daha kolay şekilde erişebnilmesi, maddeciliğin ön plana çıkması büyücülüğü batıl inançların rafına iyice yerleştiriyor. Metafizik bir gündem varsa -ki vardır- o gündem, daha aydın, daha kültürel DEVAMI |  Eski Topluluklarda Büyü Büyü, muhtelif kavimlerde mevcuttu. Keldânîler'de, Keldânî büyüsü, her yere dağılmış olan perilerin tabiat hadiselerini vücuda getirdikleri itikadına dayanıyordu. Bazı yaratıklar şeytanî bir kuvvetle müce. DEVAMI |  Melekler Sihir Öğretir mi? Melek sihir öğretmez, fakat meleklerin hayır için öğrettikleri ve ilham ettikleri gerçekler, küfür ehlinin ve şeytanların elinde şer ve fitne çıkarmak için sihir olarak da kullanılabilir. DEVAMI |  Rukye ve Dua İle Tedavi Rukye okuyup üflemedir. Sihir karışmayan, yani şer ve şeytanlık için olmayıp da ondan korunmak ve bir hastalık veya âfete Allah'tan şifa niyazı için kendine veya diğerine hulûs-i kalp ve salih niyet ile bir duâ veya. DEVAMI |  Sihir Kitapları Süleyman (a.s.)ın mülkünde fitne zuhur edip, hükümetini yitirdiği zaman, insan ve cin şeytanları pek azıtmış, dinsizlik çok ileri gitmişti. Fitneyi çıkaran ve daha sonra Süleyman (a.s.)'a mağlup düşen ve onun emrine girip, hükmüne tabi olan bu şeytanlar "bennâ', ğavvâs ve âherîn" namiyle üç ayrı sınıftır. DEVAMI |  Sihir nedir? Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. DEVAMI |  Sihir Şeytan Melek Şeytanlar sırf kendi uydurmaları olan sihri ve bir de Babil'deki Harut ve Marut adında iki meleğe indirileni, insanlara ve o zamanki İsrailoğulları'na öğretiyorlardı. İşte böyle yapmakla kâfir olmuşlardı. O iki meleğe indirilen aslında bir sihir değil, fakat fesat ehlinin elinde küfre vesile olabilecek bir şey iken, bu şeytanlar bunu yalnızca sihir için öğretmişlerdir DEVAMI |  Sihirin Tesiri Sihrin en büyük tesiri ruhlar üzerindedir; fikirleri bozar, kalbleri çeler, ahlâkı perişan eder, toplumların altını üstüne getirirler.Sihrin aslı yoktur diye aldanmamalı ve böyle sihirbazlardan sakınmalıdır. Bununla beraber bunları yapanlar, Allah'ın izni olmadıkça kimseye bir zarar veremezler. DEVAMI |  Sihrin Sekiz Çeşidi Buraya kadar gördüklerimizden de anlaşılıyor ki, sihir çeşitlerini belirlemek kolay değildir. Bununla beraber Fahreddin Râzî tefsirinde sihrin sekiz çeşidini saymıştır. Bazı açıklamalar ile oradaki bilgilerin özeti şöyledir: DEVAMI |  İslam da Büyü Sihir, bedenlere ve gönüllere tesir eden, insanı hasta yapan, hatta öldüren, karı ile kocanın arasını açan bazı düzenlerdir. Bunun Türkçe karşılığı "büyü" dür. Büyü vardır, yani tesir edebilir. Ancak haramdır. İslam büyü ve büyücülüğü yasaklamıştır. Büyü öğrenenler hakkında Kur'an-ı Kerim şöyle buyurur: DEVAMI |
|
| Enson Aktif Forum Başlıkları |
|
|
| Sitemizden daha fazla yararlanmak için lütfen ÜYE Olunuz |
Henüz ÜYE Olmadınız mı? Sitemizden daha fazla yararlanmak için lütfen Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.
LÜTFEN TÜRKÇE NİCK KULLANINIZ
|
|